Translate
8.04.2014
eylül yalanı
ıslıklar çalınır sokaklarda,
kan, ter içindedir gözleri
gölgelere sığınır da taşar
hüzünleri sarılıp siyaha...
kaçan kaçanadır, avlulardan çığlıklarıı yükselir,
ve kahkahaları sokak aralarından
sanki bir masum çocuk gülüşüdür
kaybedeceğimiz birkaç yıla...
çanlar çalınır sonraya,
uzaktır evleri bakarsa yalnızlığına
ve korkaktır muhakkak kalabalığında
lakin, sonudur sandallara sığamayışı.
bir eylül ne alıp götürür ki,
şayet, kaçıyorsa ardına bakmadan?
eylül yalanı, derlerdi eskiden,
daha ben çocukken, kahkahalar atarken sokak aralarında...
4.04.2014
kardelen
sen,
en güzeli kışın,
yağmurlarında sabahladığım özlem hasreti.
sen,
bir damla huzur -ekşisi narın-
ağustostan bozma kirpiklerin,
kocaman gözlerinle,
küçük kız çocuğu ellerin.
sen,
kardelen...
bir tutam karanfil gibi ellerimde tuttuğum,
yüzüme çaldığım pişmanlığım,
sen,
en büyük ağrım,
kucakladığım gece yarıları -eylül-
sensin
kardelen,
dudaklarımda kuruyan sevda özlemi,
aklımı saçlarında bozduğum,
küçük kız.
bır çırpınışla titrediğim sokaklarında,
eylülleri boyadığım -masmavi-
tırnaklarında üşüdüğüm,
o yağmur,
o deniz kokusu,
ve o yalnız, ürkek gözlerim,
sensin,
kardelen...
30.03.2014
safran yalanı
ey kızılın uykusundaki perişan düşlerim,
bir safran kokusunda hangi ismi neden,
nasıl anımsıyorum?
sen safran mı kokladın hayatında?
kimi,
neden kandıyorsun?
bir safran kokusunda hangi ismi neden,
nasıl anımsıyorum?
sen safran mı kokladın hayatında?
kimi,
neden kandıyorsun?
28.03.2014
ressam notları
-banyo
suya saldım düşlerimi,
iki çocuk gülüşü,
iki anne umuduyla,
suya saldım.
-yıkananlar
biz ki; kızıl topraklar üstünde
bir yağmur kavgasına tutuştuk,
çırılçıplak tenlerimize dokunup.
-etki, gündoğumu
le havre' de büyük yalnızlığımı
liman sanki benimle paylaşıyor
içimi kaplayan büyük buhran
sanki sandallara karışıyordu.
-sola dönük kadın
en ılık rüzgarlardan olsam,
havaya savursam boynundaki fuları.
çavdar tarlasındaki rüzgar olsam,
boynunu okşasam ıslığımla.
suya saldım düşlerimi,
iki çocuk gülüşü,
iki anne umuduyla,
suya saldım.
-yıkananlar
biz ki; kızıl topraklar üstünde
bir yağmur kavgasına tutuştuk,
çırılçıplak tenlerimize dokunup.
-etki, gündoğumu
le havre' de büyük yalnızlığımı
liman sanki benimle paylaşıyor
içimi kaplayan büyük buhran
sanki sandallara karışıyordu.
-sola dönük kadın
en ılık rüzgarlardan olsam,
havaya savursam boynundaki fuları.
çavdar tarlasındaki rüzgar olsam,
boynunu okşasam ıslığımla.
babil kervanı varyasyon 4
kaç gece çığlıklarınızla uyudum,
kaç sabah rüyalarım yakamda uyandım, bilmeyeceksiniz.
hüznüm kervanın en büyük hüznü,
ne yağmurlar dindiriyor,
ne de yol boyu çocuk gülüşleri.
oysa bir kadın var yanımda,
sanki üstüm başım çocukmuş gibi ellerimden tutuyor.
ve dolunayı yakalarsak,
şiirler okuyorum onlara,
sana yazdığım şiirler yıldızları avuçluyor.
toz toprak kaldı her şey,
sen bile toz toprak kokuyorsundur,
sevişmeler toz toprak gibi ağzıma doluyor, öksürüyorum.
kaç sabah rüyalarım yakamda uyandım, bilmeyeceksiniz.
hüznüm kervanın en büyük hüznü,
ne yağmurlar dindiriyor,
ne de yol boyu çocuk gülüşleri.
oysa bir kadın var yanımda,
sanki üstüm başım çocukmuş gibi ellerimden tutuyor.
ve dolunayı yakalarsak,
şiirler okuyorum onlara,
sana yazdığım şiirler yıldızları avuçluyor.
toz toprak kaldı her şey,
sen bile toz toprak kokuyorsundur,
sevişmeler toz toprak gibi ağzıma doluyor, öksürüyorum.
23.03.2014
kanıdır şairin
bir şairin kanıdır,
gece yarısı bu ayaklarınıza düşen,
yağmurudur özlem zehirlerinin,
yalnızlığı.
kanıdır bir şairin,
kanarsa içinde sefaletiyle,
bir sonbahardır kirpiklerinizde.
bir şairin kanıdır,
umutlu yarınların habercisi üstünü
çizdiği mısraları,
kopkoyu yüreklerde dindirdiği
sevdalarının.
kanıdır o şairin,
sabahları karşılayan sessiz
çığlıkları.
18.03.2014
isyan
gecenin dördüncü nöbetinde özlem
gibi bir ateş,
büyüyor da büyüyor...
isyan...
kan ağlıyor sokaklar, hürriyetimiz
jilet gibi ellerini keser,
kanar, kan kanar...
isyan...
köprülerde afişler sallanır,
rüzgar boy verir yalanlara,
doğudan esiyor...
isyan...
siren sesleri, en büyük çığlıklar,
en hüzünlü kaçışlar,
bir damla sefalet umuttur...
isyan...
isyan...
isyan...
12.03.2014
berkin elvan' a ağıt
sen ki, uçurtmandan hızlı adımların
en güzel gülüşü direnişin.
çocuk düşlerinle sulayıp,
üç mevsim bir umut ektin
vicdanlara.
dilimde en güzel ninnilerle saçlarını
tararım,
sen yavaşça gözlerini kapa, sevdiğin
kızı düşle.
selam söyle şimdi abilerine,
ya da koş dur sana kimsenin
dokunamayacağı bahçelerde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


