Translate

6.02.2020

geceye kelimeler




mavi bir düş
sere serpe uzanan geceye
çok uzaktan gelen
bir kuşun kanat çırpışı
göğe doğru
büsbütün bozmak için sessizliğini
gecenin
yani, benim.
geceye karıştı kokum
taze bir fidan gibi
uzak yeşilliklerden 
sıyrılıp güne esen,
yeni bir sabah olma umuduyla
belki yeni bir nefes
ensesine düşecek kadınların
ya da gökyüzünde parıldayacak
en başka yalanlardan
sıyrılmış,
kan revan bir telaş..
ne çıkar bir kandan
kimse eğilmezse üstüne
ve kimse görmezse
kırmızının can verişini
yabancı bir kolda titreyerek,
taptaze.
ve kimse sevmezse
başka başka dillerde
unutulmuş bir sözcüğü
basıp da bağrına
ondan bir toz koparmazsa
yani, bilmez
ve bilemezse 
eski bir dilin karmaşasını
kimin ayıplarında alkışlanır,
bir ruhun bir bedene 
zamansız üfleyişi.
vakit dar - mış
bir yol uzun, belki kısa
bilinmez - miş,
hakikatten öte bir söz, 
bir kelime var aradığım,
bulamadığım.
belki var olmamış bir kelime,
hiçbir dile yapışmamış,
bir dilden öpmemiş,
ya da hiç uyumamış,
bir ağacın gölgesinde
salt bir gün bile.
bana bir kelime lazım,
söküp atmam için dalganan
yıllarımı, gölgemi belki
bir taş ensesinde gömebilmek için
gecenin sessizliğinde
öyle herkesten yoksun,
can çekişi gibi,
bir nefesin son kez dolandığı bedende.
bir kelimenin sessizliğine varım,
alsın götürsün beni
benden bildiğim her şeyi
bunca yılı ve sevdalarımı
götürsün, 
yalın bir günün bilinmezliğiyle
uzak bir taş ensesinde
uyutsun,
kıyısında belki bir sessizlik,
belki biraz telaşla,
günden çaldığı,
içine sığamadığım
yeni bir palto edasıyla dursun,
omzumda,
öylesine siyahlara bürünsün
karışıp gecenin tenine
bir başka söz
bir başka dil olsun
gündüzlerime sığmasın
ve karışmasın hatta
bir garip çocuk edasıyla
olur olmaz anlarda
aklımdan bir parça alıp götürmesin
beni,
senden öteye.
sevda
geceden tüner
bir gecenin sessizliğiyle
yataklara ilişir 
bir kokuyla kalır boynunda
titreyerek
herkesten habersiz 
bir ısırık olur
ilişir kanına, 
söküp atarsın belki
zamanın senden aldığını
umursamaz bir ümitle
yeniden doğarsın
aynı bedene
kelimelere,
hatta bir kente
yeniden gülersin 
taptaze bir koku
hiç bilmediğin bir yüz
seni yanılttı diye.

11.11.2019

karayel (karanfil)



bir karayel eser
ılık ve telaşlı
yağmurdan bir damla
kayından bir koku alıp
saçlarımı dağıtır.

bir dağın eteğinde biter 
kırmızı ve acı 
bir karanfilin tadı
yumuşak toprağın üzerinde 
yarin dudağına benzer.

8.11.2019

yirmi küsür



ne idim ben,
     bir yaşam boyu -kısa-
yirmi küsür senenin
     kaçında var oldum,
     kaçında;
     endişe ve hüznümü unuttum?

ne idim ben,
     bir gülüş boyu -kırmızı-
yirmi küsür senenin
     kaçında bir gülüş oldum,
     kaçında;
     endişe ve hüznümü kuruttum?

2.11.2019

gün



07.10.2019
harbiye
günün erken ışıklarıyla
                     düşüyor peşime,
sokak aralarında yeni yeni uyanıp
                     kalabalığa karışıyor,
soğuk bir nefes alıp kuru havadan
                     yüzüme çarpıyor.

...
sevgilinin yüzüne hasretim,
deniz gibi köpüren gözlerine,
gül ağacına sarılan ellerine...

...
az sonra güne karışacağım,
bütün bir şehri tepe takla edip
                     çınardan bir koku,
                     denizden yaralar çalacağım.

9.09.2019

yaz şiirleri


1
bir yağmur damlasına doğdum,
ayaklarımın altından akıp
şehrin mazgallarına karışacak.
ulu bir göğe açıldım,
sabah ışıklarıyla uyanacak.
yalın bir güne şer koştum;
- bir kez daha doğacaksa,
adı mavi olacak.

2
yeni bir gün doğuyor ufuktan,
yeni bir uyanış,
yeni bir umut,
yeni bir başkaldırış; yaşama…
gün ışığı ağır ağır düşüyor,
meşe yapraklarına,
sevgilimin camına…

3
kurtul düşlerinden;
bütün kirlenmiş beyazların,
yeni bir vakite uyan,
sıyrılmış üstün başın.

kayıp bir kan kokusuna karış,
 yağmurdan bir damla,
zehir zemberek fırtınalardan bir nefes ol,
göğsümü yar geç, orada uyu. 

4
kör bir rüzgardım o yaz,
yüzümde avare bir tebessümle 
o çınardan bu çınara
savruldum durdum.

17.08.2019

hüküm



ağır bir hüküm ver bana,
kan kokularından ağır,
yabancı bir sevdadan uzak,
ağır bir hüküm ver bana,
  saçlarım darmadağınık...

bir mevsim çal hülyalarımdan,
bir kadın adı,
  çal bir serseri öpüş dudaklarımdan.
bir yarın üfle kaybolmuşluğuma,
bir başka ayıp,
      üfle bir kasık sızısı…

ağır bir hüküm ver bana,
kar kalabalıklarında yalnız,
benim olan hükmü ver.

akıt şu kızıl şerbeti avuçlarıma,
yataklarında başım hep düşük,
yeni bir renk ol,
  gir kanıma yalnız, serinlemiş,
ağır bir hüküm ver bana,
sözü yıllar önce bir kez edilmiş.

14.07.2019

kamara


19.05.2019
bandırma vapuru, karadeniz

sabaha karşı dörtte, 
bir demir yığını üzerinde
deniz altımdan kayıp giderken,
kamaramda yalnızken,
yorgun ve uykusuz,
sen uzak bir kente gözlerini yummuşken,
ellerin ve sen,
işte, bütün buydu aklımdan geçen.

20.06.2019

yay


hırçın dalgaların kumsalındasın,
            öteki gülüşlerin ilk duyumcusu.

kırmızıdan öte bir yer aradığın,
            en olmadık anlarda zincirlere vurulmuşsun.

yaydan çıkmış ok, ağızdan küfür,
            ne geçmişten kalan bir hüzün,
            ne de yarına bakacak yüzün.

vakit daralmış uzak diyarlarda,
            saatleri geçmiş bütün seferlerin,
            bir düdük öttürülmüş, son kez.

yakınsın şimdi göğe, annenin beşiğine,
            yirmi sekizinde bir yorgunsun,
            elleri erkenden kirlenmiş.

biraz daha kal yeryüzünde çocuk,
            maviden, maviden, maviden.