Translate

2.11.2019

gün



07.10.2019
harbiye
günün erken ışıklarıyla
                     düşüyor peşime,
sokak aralarında yeni yeni uyanıp
                     kalabalığa karışıyor,
soğuk bir nefes alıp kuru havadan
                     yüzüme çarpıyor.

...
sevgilinin yüzüne hasretim,
deniz gibi köpüren gözlerine,
gül ağacına sarılan ellerine...

...
az sonra güne karışacağım,
bütün bir şehri tepe takla edip
                     çınardan bir koku,
                     denizden yaralar çalacağım.

9.09.2019

yaz şiirleri


1
bir yağmur damlasına doğdum,
ayaklarımın altından akıp
şehrin mazgallarına karışacak.
ulu bir göğe açıldım,
sabah ışıklarıyla uyanacak.
yalın bir güne şer koştum;
- bir kez daha doğacaksa,
adı mavi olacak.

2
yeni bir gün doğuyor ufuktan,
yeni bir uyanış,
yeni bir umut,
yeni bir başkaldırış; yaşama…
gün ışığı ağır ağır düşüyor,
meşe yapraklarına,
sevgilimin camına…

3
kurtul düşlerinden;
bütün kirlenmiş beyazların,
yeni bir vakite uyan,
sıyrılmış üstün başın.

kayıp bir kan kokusuna karış,
 yağmurdan bir damla,
zehir zemberek fırtınalardan bir nefes ol,
göğsümü yar geç, orada uyu. 

4
kör bir rüzgardım o yaz,
yüzümde avare bir tebessümle 
o çınardan bu çınara
savruldum durdum.

17.08.2019

hüküm



ağır bir hüküm ver bana,
kan kokularından ağır,
yabancı bir sevdadan uzak,
ağır bir hüküm ver bana,
  saçlarım darmadağınık...

bir mevsim çal hülyalarımdan,
bir kadın adı,
  çal bir serseri öpüş dudaklarımdan.
bir yarın üfle kaybolmuşluğuma,
bir başka ayıp,
      üfle bir kasık sızısı…

ağır bir hüküm ver bana,
kar kalabalıklarında yalnız,
benim olan hükmü ver.

akıt şu kızıl şerbeti avuçlarıma,
yataklarında başım hep düşük,
yeni bir renk ol,
  gir kanıma yalnız, serinlemiş,
ağır bir hüküm ver bana,
sözü yıllar önce bir kez edilmiş.

14.07.2019

kamara


19.05.2019
bandırma vapuru, karadeniz

sabaha karşı dörtte, 
bir demir yığını üzerinde
deniz altımdan kayıp giderken,
kamaramda yalnızken,
yorgun ve uykusuz,
sen uzak bir kente gözlerini yummuşken,
ellerin ve sen,
işte, bütün buydu aklımdan geçen.

20.06.2019

yay


hırçın dalgaların kumsalındasın,
            öteki gülüşlerin ilk duyumcusu.

kırmızıdan öte bir yer aradığın,
            en olmadık anlarda zincirlere vurulmuşsun.

yaydan çıkmış ok, ağızdan küfür,
            ne geçmişten kalan bir hüzün,
            ne de yarına bakacak yüzün.

vakit daralmış uzak diyarlarda,
            saatleri geçmiş bütün seferlerin,
            bir düdük öttürülmüş, son kez.

yakınsın şimdi göğe, annenin beşiğine,
            yirmi sekizinde bir yorgunsun,
            elleri erkenden kirlenmiş.

biraz daha kal yeryüzünde çocuk,
            maviden, maviden, maviden.

2.05.2019

ramphastos toco



geceye bırak kanını,
            beni sana bırak,
            seni bana.
                             bırak yüreğini avuçlarıma,
                             yanmış boynuma da biraz.

bırak zamanın sızlayışını,
            gölgeni bırak -belki bana- 
akıt yaranı avuçlarıma,
            göğsümden bırak,
                             geçsin artık. 

                             bırak,
                             beni sana,
                             seni bana -biraz-.

10.01.2019

yenilgi




galiba güzel pataklandım,
eğilmiş bakışlarım mavi ufuklarda,
boynumda kraliyet moru izler,
sol göğsümde kan lekeleri…

bir vakit pek karanlıktı rüyalarım,
yeni yeni parlıyordu güneş üzerime,
gökkuşağının ortasından bir son gülüyordu,
sanki, bu ağır mağlubiyet tam da bitecekti…

uzun bir yolun arefesindeyim,
asfaltın grisine bulanacak gözyaşlarım,
tutsak ellerim kırıp atacak zincirleri,
koca bir taş ile ezeceğim…

yalnız, çok güzel pataklandım,
dudaklarımda kurumuş kanlar,
azı dişimde hergele bir kırık,
sol kaşımda bir çizgi yarık…

2.08.2018

kan şiir




bir kan nöbeti tutuyorum, gece yarısı,
karadeniz’ in ortasında küçük bir ada gibi huysuzum,
kıyılarımda hep parçalanmış kayalar, renksiz çakıllar…
uzak bir otel odasında hayaletim,
tekli sayıları kovalıyorum;
                ikibinüçyüzbeş…
biliyorum, hemen yanı başımda balkon demirlerine yaslanmış,
                ağlıyor…
ne bekliyorum,
                -parçalanmış ağrılarımın rüyasında?
neyi bekliyorum,
                -ellerim şakaklarımın arasında?
bir kan nöbeti tutuyorum dedim,
hem de gece yarısı…
soğuk bir suyun korkaklığında,
güya, pekala bildiğim bu yataklarda,
sırılsıklam bir şarkının ortasıyım,
devrik cümleler kuruyorum yalnızlığıma
                ve yalnızlığımı bozacak kapı tıklamalarına…
bir kanın nöbetiyim,
                ucuz sigaraların son nefesi,
                en karanlık sokakların kaldırımı,
                hiç olmayacak anlarda kırmızıyım…
boğuluversem artık şu kanımda,
                hani, parmaklarım bile gözükmüyor,
                hem, rengim de solmuş biraz,
                işte, tam da şu anda boğulsam;
                hala hissediyorken on sekiz…